Villarrica Volkanı Tırmanışı

Şili’nin en aktif volkanına tırmanmak !

Şili’de 3000 tane volkan olduğunu biliyor muydunuz?

Evet biz de ilk öğrendiğimizde şaşırmıştık ve bunun yaklaşık 200 tanesi aktif volkan. Şili’nin Araucanía bölgesinde Pucón kasabasına vardığınızda gözününüzü o muhteşem volkandan ayıramıyorsunuz. Nereye giderseniz gidin gözünüze mutlaka çarpıyor. İşte bizim de Pucón’da sabah uyandığımızda tam karşımızda veya  kasaba merkezinde gezerken selam verircesine arada bir görünen tepesi karlarla kaplı inanılmaz güzellikte bir volkan vardı.

Buraya gelmeden önce de okumuştuk volkana tırmanış turlarının olduğunu. Zaten okumasaydık da fark etmezdi çünkü Pucón bölgesindeki neredeyse tüm tur acentalarının en üst sırada yer verdiği bir aktivite olarak karşınıza çıkıyordu.

Kasaba merkezinde dolaşırken kendimizi bir tur acentesinin kapısından içeri girerken bulduk. Liste fiyatı kişi başı 100.000 CLP (yaklaşık 125 $)  olmasına rağmen sezon başlamadığı ve hava tahmininin çok iyi gösterdiği için fiyatı 70.000 CLP’ye (yaklaşık 90 $) indirdiklerini söylediler. Tahminen her zaman liste fiyatını kırıp söylüyorlardır. Fiyatı biraz yüksek olsa da insan kaç kere aktif bir yanardağa tırmanıp tüten kraterini görme şansı elde edebilir ki diyerek kararımızı verdik. “SUR XTREMO” firmasıyla ertesi gün tırmanacaktık. (21 Kasım 2019)

Hazırlık olarak ne yapmalı, ne getirmeli?

Hayatımızda hiç dağ tırmanışı yapmamış birileri olarak (hele ki kar kaplı) açıkçası ne hazırlık yapabileceğimizi biz de onların yönlendirmeleri ile öğrendik. 

  • Kar kıyafetlerini, kar botlarını, kar çivilerini hatta yoksa güneş kremi ve güneş gözlüğünü de acenta temin edebiliyor üstelik ek bir ücret almadan. Biz sıcak tutacak bir pantolon / termal tayt üstüne tshirt , sıcak tutan polar/sweatshirt ve üzerine rüzgarı kesecek ceket ile gittik. Genelde de tavsiye edilen bu şekilde 3 katmanlı kıyafet giymek. Varsa uzun botunu kullanabilirsin, yoksa sorun değil onlar da temin ediyor, biz öyle yaptık . Tabi eldiven ve bere de götürdük, her ne kadar yine onlar sunsa da bunu kendimiz temin etmek istedik.
  • Yiyecek ve içeceğinizi sizin getirmeniz bekleniyor. Bol miktarda su getirmek de şart. (Tavsiye edilen kişi başı 1,5 – 2 lt) Biz yanımızda sandviç, protein bar ve muz getirmiştik. Ekstradan fındık, çikolata gibi yiyecekler de getirilebilir. Yiyecek konusunda hafif, az yer kaplayacak ama bol enerji sağlayacak tercih edilmeli. Hem çok enerji harcıyorsunuz hem de bu yiyecekleri, sırtımıza 15-20 kiloluk bir çanta içine koyup taşımak durumunda kalıyorsunuz. Önceki gece bol karbonhidratlı yiyecekler de tüketmekte fayda var.
  • Bize verdikleri çantada kar kıyafetleri ve plastik bir aparat vardı. Sebebini o zaman tam olarak anlayamamıştık.
  • Ayrıca bu tarz tırmanışlarda soğuk ve rüzgâr sebebiyle hissetmeseniz de güneş yanığı olmanız çok olası. Hem yükseklik hem de yerdeki karlar sebebiyle çok kısa sürede etkilenebilirsiniz. Yüksek faktörlü bir güneş kremi bulundurmak şart, sadece molalarda uygulama şansınız oluyor.

Çıkış nasıl bir yolculuk?

Sabah 6:30’da acentanın önünde buluştuk. Tırmanış grubumuz 8 kişiden oluşmaktaydı. (2 Dan, 2 Fransız, 1 Avustralyalı ve 1 Brezilyalı) Bu arada 2015’teki püskürmeden sonra daha tırmanış konusunda prosedürler sıkılaştığı için her tırmanış grubunda maksimum 12 kişi olabiliyor ve her 3 tırmanıcıya da en az 1 rehber düşecek şekilde bir kural konmuş. Tecrübeli dahi olsanız lisansınız yoksa tırmanışı kendiniz gerçekleştiremiyorsunuz. Bu sebeple bizim başımızda da 3 rehber vardı. Öncelikle acenta önünde bizi hem botlarımızı hem de sırt çantalarımızı takdim ettiler. İçine kendi yiyecek-içeceklerimizi ve diğer eşyalarımızı da yerleştirdikten sonra hareket etmeye hazırdık. Servis aracıyla Villarrica milli parkına doğru yola koyulduk. Yolların iyi olmamasından dolayı hafif sarsıntılı bir 15 dakikalık yolculuk sonrası kayak merkezinin oradaydık ve varır varmaz ilk olarak kasklarımızı giydik. İlk kural; kaskları asla çıkarmamak.

Kayak merkezinden tepeye 4 saatlik bir tırmanış için hazırdık. Tırmanışın ilk 45 dakikalık kısmını telesiyej ile yapma imkanı sunuldu. Biz de bu imkanı 10.000 CLP(kişi başı) karşılığında kullandık. Özellikle tırmanışın ileri safhalarında ne kadar çok enerjiye ihtiyacımız olduğunu görünce bu yaptığımızın ne kadar mantıklı olduğunu sonradan anladık.

Telesiyejin bittiği noktada artık genel anlamda kayak merkezinin sınırları bitiyor ve resmi tırmanış parkuru başlıyor. Yukarıda anlattığımız kontrolleri yapmak için 2 adet CONAF memuru orada tüm tırmanışçıları kontrol ediyor. Bu noktadan sonra sırt çantanızda bulunan kar çivilerini giymeniz şart. Bu noktanın denizden yüksekliği yaklaşık olarak 1500 m, hedef tepe yüksekliği ise 2847 m !

Tırmanışı bu aşamadan sonra 4 etaba ayırmak mümkün.

1İlk 1 saatlik kısım kar üstünde ve nispeten normal bir eğimde gerçekleşiyor. Genel olarak bir vadide yol aldığınız için rüzgardan da korunmuş oluyorsunuz. Bu kısım bitince 1800 m yükseklikte kısa bir mola (5 dk) veriliyor. Hızlıca su içip, atıştırıp ve güneş kreminizi yeniledikten sonra yola devam ediyorsunuz.

2Karların daha donmuş olduğu bir kısım, o sebeple yürümek için biraz daha fazla efor gerekiyor. Ama esas etkileyen vadiden çıktığınız için şiddetli bir rüzgara maruz kalmanız. Rüzgarın etkisini ilk 10-20 dakika gerçekten derinden hissediyorsunuz fakat sonrasında vücudunuz bir şekilde uyum sağlıyor. Bu bölüm de yaklaşık 1 saat kadar sürüyor. Bittiğinde ise 2200 metreye tırmanmış oluyorsunuz. Bir mola daha verip (10 dk) yola devam ediyorsunuz. Bu sefer fotoğraf çekmek için vaktiniz az da olsa oluyor.

3Başlangıcıyla birlikte çok dik bir tırmanışa geçtiğiniz bu etap ile birlikte artık Villarrica buzulunun üstünde yol alıyorsunuz. Kar ile karışık buza basarak ilerliyorsunuz. Bu etap ile birlikte yorgunluk ve bitkinlik sizi etkilemeye başlıyor. Hem sırtınızda 15-20 kiloluk çanta, hem 1-2 kiloluk botlar hem de havadaki oksijenin hafiften azalması etkisini gösteriyor. Bu zorlayıcı etap bittiğinde 2500-2600 metre civarında yine kısa bir mola veriliyor. Fakat mola artık yeterli gelmiyor. Bedeniniz ve psikolojiniz etkilenmeye başlıyor.

4Son kısım yaklaşık 40 dakika sürüyor. Temel olarak bütün fiziksel durumlar üçüncü etap ile aynı. Sadece kaslarınız ve siz daha yorgun olduğunuz için kendinizi daha fazla zorlamanız gerekiyor. Bu etapta zirveye 20 dakika kala sırt çantanızı bırakıp zirveye çıkıyorsunuz. Gerçek anlamda artık yükseklikten olsa gerek sanki bedeninizin yarı ağırlığınızı atmış gibi oluyorsunuz. Sırt çantanızı bırakırken içinden sadece gaz maskesini alıyor ve devam ediyorsunuz.  (Gaz maskesi kraterden zehirli gaz çıkışına karşı bir önlem)

20 dakika daha tırmanınca artık 2847 metrede ve zirvedesiniz !

Tırmanışı tamamlayınca başlı başına bir başarı tatmin hissi yaratıyor. Fakat tırmandığınız yer bir volkan olunca yaşayan bir volkanın tepesinde olmak ve kraterinin içine bakabilmek ne denli farklı bir his anlatabilecek kelimeleri seçmek de dahi zorlanıyoruz.

Villarica yanardağından çevresindeki tüm coğrafyayı çarşaf gibi görmek de cabası. O noktada Villarrica ve Caburgua gölleri, Llaima, Quetrupillán ve Lanín volkanlarıyla bezeli muhteşem bir doğal tablo ayağınız altında. Ve bu tırmanışı yaparken harcadığınız efora, yaşadığınız zorluğa ve içinizden de olsa ettiğiniz küfürlere değiyor.

Peki iniş nasıl bir yolculuk?

Geldiğiniz mevsime de bağlı olarak kar fazla ise iniş oldukça eğlenceli. Bizim de şansımıza bolca kar bulunmaktaydı. Çantalarımızı bıraktığımız noktaya inip bu noktadan sonra artık iniş hazırlıklarına başladık ve hiç ummadığımız bir eğlenceyle inişi gerçekleştirdik. Sırt çantasındaki taşıdığımız onca eşya meğer bunun içinmiş. Kar kıyafetlerini üstümüze giyip, bir tane örtüyü bel ve dizimize kadar kaplayacak şekilde bağladık ve plastik aparatı da belimize taktık. Elimizdeki kar baltasını da tutma tekniğini bize gösterilmesiyle beraber sırayla kaydırak gibi yolvari yerden kayıp aşağıya inmeye başladık.

Yavaşlamak için kar baltasını fren gibi kullanıp, hızlanmak istediğimizde kanoda kürek çekercesine kullanarak hızlandık. Plastik aparat da daha az eğimli yerler de faydalanmak için altımıza koyduğumuzda resmen eğlence parkındaydık. Kayıp, yürüyüp yine başka bir bölümden tekrar kayarak 4 saatte çıktığınız yolu 20 dakikada inivermiştik.  Hayatımızda yaptığımız en eğlenceli şeylerden biriydi. Çocukken poşetle karda kaydığınızı düşünün, üstelik rota düz değil, su kaydırağı gibi sağlı sollu, ve parkur 1 kilometreden daha uzun.

Efsane değil mi! Videosunu izlemek isteyenler, linke tıklayabilir.

Bizden Öneriler

  • Bu kararı vermeden önce çok fazla şüphemiz oldu; ödediğimiz paraya değer mi, bu tırmanışı yapabilir miyiz vb. Bir volkana tırmanış yapmak her zaman önümüze gelecek değil ya! Hayatta sadece bir kez karşınıza çıkacak fırsatları kaçırmayın. En kötü biraz fazla para ödemiş olursunuz ama bir daha o fırsat karşınıza çıkmayabilir.
  • Eğer ciddi bir sağlık sorununuz yoksa, bu tarz meydan okuyan yolculuklar iyidir. Her ne kadar fiziken çok iyi olmasak da rehberler temponuza göre yürüyüşü ayarladılar. Önemli olan sizin kararlığınız.
  • Bizim şansımıza hava çok iyiydi, ancak bazen bu tarz fırsatlar için hava koşulları denk gelmeyebilir. Aklınızda bulunsun.
  • Tırmanışı yaparsanız her zaman rehberleri dinlemek iyidir, bazı yolculuklarda hava koşulları nedeniyle erkenden geri dönüşler yapıldığını okumuştuk.

Bu yazımızı beğendiniz mi? Bir arkadaşınızla paylaşarak yayılmasına yardımcı olursanız çok seviniriz. Ayrıca yazılarımızdan haberdar olmak için takip etmeyi unutmayın.

Teşekkür ederiz!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close