Salta Gezi Rehberi

Arjantin’in Güzel Şehrine Hoşgeldiniz…

Salta şehri 1582’de Hernando de Lerma Polanco tarafından kurulmuş olsa da aslında daha öncesinde bir Inka yerleşimiymiş. Inka yerleşimleri yıkılarak şehir aynı yere inşa edilmiş. Salta şehri, İspanyol imparatorluğunda  Pasifik ve Atlantik hattının ortasında ve Cusco – Buenos Aires ticaret yolunun da merkezinde yer aldığı için tarihte ve günümüzde de ticaretle haşır neşir bir şehir olmuş.

Günümüzde ılıman iklimi, güzel koloni mimarisi, cana yakın insanları ve yakın çevresindeki doğal güzellikleri sebebiyle Arjantin’de turistik bir cazibe merkezine dönüşmüş.

Şehir İspanyollar gelmeden önce Inka’ların Quecha dilinde “Sahta” gibi okunan bir isme sahipmiş. Anlamı is “Güzel” demekmiş. Gırtlaktan çıkan “H” İspanyollar için teleffuzu zor olunca şehrin ismi Salta olarak değiştirilmiş. Yine de “La Linda” eklenerek güzel ismi korunmaya çalışılmış. Günümüze de “Salta, La Linda” yani Salta güzel şehir olarak gelmiş.

Bir çok koloni şehrini gezmiş olsak da buradayken bize anlatılan İspanyol koloni mimari detayları gerçekten çok bilgilendirici ve açıklayıcı oldu.


İspanyol Mimarisi ve Düzeni


Şehir her zaman kare düzende parsellenerek planlanırmış. En merkezde askeri garnizon (Plaza de Armas) kurulurmuş. Latin Amerika coğrafyasında günümüzde neredeyse hepsi meydan ya da parka çevrilmiş. Bazı şehirlerde isimler değişse de bir çoğunda halen Plaza de Armas ismine rastlamak mümkün. Yeni kurulan şehrin kuzeyi aristokrat, soylu ve zenginler mahalleri, güney hattı ise orta ve fakir kesimin mahalleri olurmuş. Sonrasında bu merkezin hemen yanı başına meclis binası, hükümet konağı ve ihtiyaç dahilindeki diğer devlet binaları yapılırmış.

İspanyollarda Katolik kilisesi ve askeriye büyük güç odakları olduklarından katedral bu mimarinin vazgeçilmez bir parçası. Plaza de Armas’ın hemen yanı başına ve çoğunlukla kuzey tarafına inşa edilen katedral sadece kuzeydeki zengin halka hitap edermiş.

İspanyol döneminde soylu kesim ilk oğullarını askeriyeye ve ikinci kızlarını ise manastıra verirlermiş. Bu şekilde sosyal açıdan güçlü hale gelerek sınıfsal olarak yükselirlermiş.

GEZİLECEK YERLER


Eski şehrin ana merkezi konumundaki 9 Temmuz Meydanı, Salta şehrinde görülmesi gereken önemli yerlere yürüme mesafesinde. Biz de buradaki ilk günümüzde “Salta Free Tour” tarafından düzenlenen 2 saatlik ücretsiz yürüyüş turuna katıldık; açıkçası o zamana kadar katıldığımız en güzel yürüme turuydu diyebiliriz.

Plaza 9 de Julio de Salta


Eski “Plaza de Armas”ın bulunduğu yer artık ünlü şehir meydanı. 9 Temmuz adı da Arjantin’in bağımsızlık gününden gelmekte. Çevresinde birkaç ana anıt ve şehrin görülecek yerlerinin bazıları vardır: Cabildo de Salta, Salta Katedrali, MAAM, Amerikan Kültür Merkezi ve Eyalet Tiyatrosu. Meydanda birçok heykel bulunmakta, onlardan birisi de Antonio Álvarez de Arenales anıtıdır.

Park, halkın zaman geçirdiği yerlerden birisi. Parkta bulunan çardakta akşamları tango dansları yapılırmış.

Cabildo de Salta


Koloni döneminde meclis binası olan bina; Arjantin bağımsızlığından sonra da 1888 senesine kadar belediye meclis binası olarak kullanılmış. Günümüzde “Kuzey Tarihi Müzesi-Museo Historico del Norte” olarak hizmet veriyor. Günümüze kadar korunmuş en tipik İspanyol koloni mimarisi örneklerinden birisi sayılıyor.

Salta Katedrali / Başpiskopos Sarayı


Katedral ilk yapıldığında inşaat malzemelerinin kalitesiz olmasından dolayı, ikinci seferde ise depremden zarar görmesi sebebiyle 3 kere inşa edilmiş. Günümüzdeki hali 1882’de bitirilmiş. İçerisinde Arjantin’in bağımsızlık kahramanlarından Martin Miguel de Güemes, Alvarez de Arenales ve Arvalado’nun külleri bulunuyor.

Bu katedral aynı zamanda “Basilica” ünvanına sahip. Bu ünvan Vatikan tarafından bir dini yadigar, emanet ya da özel durumdan dolayı verilirmiş. Salta şehri 1987 yılında Papa II. John Paul tarafından ziyaret edilmiş ve kendisi burada katedralin yanında bulunan Başpiskoposluk konutunun balkonundan vaaz vermiş. O senelerde şehrin nüfusu 320bin civarındayken bu vaaz 1.2 milyon insan katılmış. Bu sebeple de “Basilica” ünvanına sahip. Bu anıyı yaşatmak için de Başpiskoposluk konutunun önünde Papa II. John Paul’a ait bir heykel bulunmakta.

Museo Arqueologico de Alta Montana (MAAM)


Türkçe adıyla “Yüksek Dağlar Arkeoloji Müzesi”, Arjantin’de Buenos Aires’teki MALBA’dan sonra en iyi ikinci müze ünvanına sahip. Burada Inka zamanlarında yapılan insan kurban etme törenlerinden kalma 3 adet çocuk mumyası bulunuyor. Bu mumyalar dünyada doğal yollarla korunmuş en iyi mumya örnekleri olarak görülüyor. Bir benzeri müze Peru’nun Arequipa şehrinde bulunuyormuş. Müzede törenin detayları, dinleriyle olan bağlantılarının detayları anlatılıyor. Ayrıca bu mumyalarla birlikte bulunan diğer eşyaları da görebiliyorsunuz.

Bu mumyalar 1999 yılında Arjantin ve Şili’nin sınırını oluşturan Llullaillaco dağının zirvesine yapılan bir arkeolojik keşif ekibi tarafından bulunmuş. Yaklaşık 6700 metre yükseklikte olduğu için arkeologların yanı sıra bu ekipte hem Arjantinli hem de Şili’li dağcılar yer almış. Bulunan 3 mumya ise erkek çocuk (El Nino), kız çocuk (La Nina) ve Genç Kız (La Doncella) olarak isimlendirilmiş. Müzede keşif gezisinden kalma tarihi belgeler ve ekipmanları da görmek mümkün.

Bu mumyaların yaklaşık 500 yıl önce defnedildiği tahmin ediliyor. Ve bu kadar iyi korunmuş olmalarının ana sebebi aşırı yüksekten ötürü havanın çok soğuk olması ve bozulmaya sebebiyet verecek oksijen seviyesinin az olmasıymış. Bu sebeple bu müzede de mumyalar aynı hava şartları altında muhafaza ediliyor.

Ne yazık ki mumyaların da sadece 1 tanesi sergilenmekte. Her hafta sergilenen mumya değişiyor. Biz ziyaret ettiğimizde “El Nino”yu görebildik. Ayrıca içeride fotoğraf çekmek yasak. Bu sebeple detaylı fotoğraflara internette “Children of Llullaillaco” yazarak ulaşabilirsiniz. Bizim Salta şehrinde en etkilendiğimiz yer burasıydı diyebiliriz.


Inka Töreni

Capacocha ya da (Quecha) Qhapaq hucha isimli bu tören; “kutsal kurban” anlamına gelmekte. Bu ritüel her zaman yapılan bir ritüel değil, genellikle Inka imparator ile alakalı önemli olaylarda (tahta çıkma, erkek çocuk sahibi olma, ölüm, evlilik vb), savaşlarda, doğal felaketlerde ya da kuraklık dönemlerinde yapılırmış. Bu ritüellerde aslında ana amaç kurban etmek değil, bu çocukların bir nevi ulak görevi görerek sonraki hayata göçmelerini sağlayarak, yanlarında değerli eşyaları tanrılara sunmaları.

Bu tören yapılmaya karar verildiğinde Inka imparatorluğunun 4 eyaletinden de güzel, yakışıklı, fiziken iyi durumda (bu ritüel çok fazla fiziki güç gerektirdiğinden) olan çocuklar göndermeleri talep edilirmiş. Seçilen çocuklar başkent Cusco’ya yanlarında sunak eşyaları ile birlikte gönderilirmiş. Cusco’da bu çocukların kaçının ve hangilerinin ritüele katılacağı belirlendikten sonra seçilen çocuklar köylerine eskort ve rahipler eşliğinde geri gönderilirmiş. Köyde büyük kutlamalar ve ziyafetler sonrasında çocuklar ritüelin gerçekleşeceği “huacas” denen dini yerlere yolculuğa başlarmış. Bu yolculuk kimi zaman ayları bulabilen ve genelde Inkaların inşa ettiği yollardan sakınarak, daha çok yaban araziden ilerleyerek yapılırmış.

Ritüelin yapılacağı “Huacas”lar genel olarak yüksek dağ zirvelerinde bulunsa da, az da olsa şehirlerde ve Titicaca gölü gibi nispeten daha normal rakımlarda da bulunmuş.

“Huacas”a vardıktan sonra çocuklara alkollü içki içirtilerek uyutulur, amaç korku ve acıyı daha az hissetmeleri. Sonrasında ise defin çukurlarına bırakılır ve üstleri kapatılırmış. Aşırı yükseklikteki bu çocukların ölümü ise hipotermi sebebiyle gerçekleşirmiş. Bu sebeple de bu çocukların bazıları günümüze iyi korunmuş şekilde ulaşabilmiştir. Fakat bazı durumlarda (özellikle Huacas’ların yüksek olmadığı yerlerde) ölüm şiddet kullanılarak da gerçekleştirildiği oluyormuş.

Convento San Bernardo


Salta şehri kurulduktan kısa bir süre sonra hastane ihtiyacı doğmuş. 1586’da yapılan bina 1692 depremi ile yıkılınca yerine yenisinin yapılması kararlaştırılmış olsa da aksaklıklar sebebiyle 1805 yılına kadar tekrar yapılamamış. Hastane şehrin büyümesiyle yetersiz kalıp önemini kaybetmeye başlamış ve 1846 yılında bir manastıra çevrilmiş. Manastır günümüzde geçimini devlet desteğiyle sağlamakta.

Bu manastır ile ilgili önemli detaylar;

  • Eski zamanlarda dışarıyla hiçbir temas yokmuş. Market ve sağlık ihtiyaçları için manastıra dışarıdan gelenlerle olabiliyormuş. Günümüzde ise rahibeler aile bireyleri ve arkadaşlarıyla manastırda özel görüşme odalarında görüşme hakkına sahipler.
  • Eskiden manastırdan ayrılmak gibi bir seçenek yok iken şimdilerde ise istedikleri zaman ayrılabiliyorlarmış.
  • Günümüzde 19 rahibe var. En genci 40’lı yaşlarda.
  • Koloni döneminde bir soylunun kızını buraya verebilmesi için günümüz parasıyla yaklaşık 2.5 milyon USD gibi bir meblağ ödemesi gerekliymiş.
  • Manastırın kapısı Bernardo de la Camara ailesi tarafından kızlarının kabul parası olarak 1762’de Algarrobo ağacından bölgedeki yerlilere yaptırılmış. Kapıdaki muazzam işçilik görmeye değer.

San Francisco Kilisesi


Bu kilise şehrin güney bölümünde yaşayan fakir ve orta halkın gitmesi için yapılmış. İlk yapımında Inkalardan kalma “adobe” denilen kerpiç benzeri tuğlalardan yapılan kilise yıkılmış. Sonrasında ise ucuz olduğu için ahşaptan tekrar yapılsa da bu sefer de alevlere teslim olmuş. Son yapımında bulunan İtalyan mimar bu kiliseyi barok tarzda ve kendi anavatanına özgü olarak çan kulesini ana binadan ayrı bir kulesiyle (campanil) olarak yapmış. Bu sebeple Güney Amerika’daki ender örneklerden birisi.

San Bernardo Tepesi


San Bernardo, Salta şehrini 300 metre yukarıdan görebileceğiniz bir tepe. Bu tepede aynı zamanda küçük bir park da bulunmakta. Tepeye çıkabilmek için 3 alternatif var.

Araçla; yaklaşık 4 km’lik bir yol var. Genelde turistler tarafından pek tercih edilmiyor.

Yürüyerek “General Martin Miguel de Guemes” anıtının oradan 1021 basamak ile çıkılabiliyor. Yol üzerinde İsa’nın hayatındaki dönüm noktalarını temsilen (Way of the Cross) 14 adet şapel bulunmakta. Bu yolda yalnız ya da geç saatte yürümek güvenlik açısından pek tavsiye edilmiyor.

Teleferik ; San Martin parkında bulunan teleferik istasyonundan 4 dakikalık bir yolculukla tepeye ulaşılabiliyor.

Plaza Manuel Belgrano ve Police Station


Arjantin’in bağımsızlık kahramanlarından birisi olan Manuel Belgrano aynı zamanda Arjantin bayrağının tasarımcısı. Bu meydan ise onun adına yapılmış. Meydanın kuzeyinde yer alan polis karakolu ise bir hayli ilginç. İlk başta hapishane olarak kullanılan bina, şehrin büyümesiyle birlikte kuzeyde yaşayan aristokrat kesim tarafından istenmemiş. Hapishane taşındıktan sonra ise içerisi yenilenerek polis karakolu haline getirilmiş ve halen de karakol olarak kullanılmakta. Yenileme esnasında bina dışı aynen korunduğundan kale şeklinde ilginç bir görüntüsü var.

Salta Çevresi


Salta şehri aynı zamanda çevresinde bulunan gezilecek yerleri ile de meşhur. Bir çoğuna arabayla ulaşmak mümkün. Aşağıda diğer dikkat çeken yerleri yazmaya çalıştık. Salta’dan araç kiralayıp ya da turlarla bu yerlere gitmek çok popüler.

Kuzey rotasındaki yerler; Purmamarca, Tilcara, Uquia, Humahuaca, Salinas Grandes , Tren a Las Nubes

Güney rotasındaki yerler; Parque Nacional Los Cardones, Cachi, Cafayate , Quilmes Harabeleri


İLGİLİ YAZI:

Arjantin’in Kuzeyi Arabayla Yolculuk Bölüm I ve Arjantin’in Kuzeyi Arabayla Yolculuk Bölüm II


NE YENİR? NE İÇİLİR? NEREDE?


Salta şehrinin içerisinde yemek olarak da çeşitli opsiyonlar bulunuyor.

Dona Salta

Bu restoran Salta ve kuzey Arjantin’e ait yerel yemekler sunuyor. Salta bölgesinin Arjantin’in genelinden farklı olan daha sulu ve dolgulu olan empanadasını burada denedik. Aynı zamanda yerel bir işkembe yemeği olan “Mondongo” ve mısır hamuru, peynir ve baharatlardan oluşan kuzey Arjantin’e özgü bir yemek olan “Humitas en Chala” denedik. Seçimlerimizin bizi pek açtığını söyleyemeyiz.

Viracocha

Viracocha aslında bir çok Arjantin şehrinde bulunuyor. Batılı tarzda menü seçimleri de mevcut. Günün menüsü-Menu del Dia’sı bulunuyor. Biz gayet memnun kaldığımızı söyleyebiliriz.

Havanna

Bu zincir kafe neredeyse Arjantin’in her köşesinde var. Alfajores denemediyseniz burası bunun için birebir. Biz de bir sabah kahvaltımızı burada yaptık. Kahve ve media lunalardan gayet memnun kaldık. Genel olarak alfajoresleri öncesinden de pek sevmemiştik burada da sevdiğimizi söyleyemeyiz.

Bici Cafe

Tur rehberimiz tarafından önerilen bu kahve dükkanı. Dünyanın farklı yerlerinden kahve çekirdeklerinden çeşitli kahveler sunuyor. Sahibi bir barista olduğundan bu işin ehli. Aynı zamanda Kuzey Arjantin’de az da olsa yetişen kahve çekirdekleri de zaman zaman olabiliyormuş. Gidip denemek isterseniz bunu özel olarak istemeniz gerekiyor çünkü yazılı menüsünde bulunmuyor. Bizim Bici Cafe’ye uğrama imkanımız olmadığı için bir yorum yapamıyoruz.

La Criollita

Bu restoran da yerel bir efsane. Salaş bir mekana sahip restoranın menüsündeki en beğenilen çeşitler Salta empanadası ve Locro. Locro: kabak, mısır, fasulye ve patates veya balkabağı bileşenlerinden oluşan sulu bir güveç, çoğu zaman et de olabiliyor. Locro’nun tarihi eski And medeniyetlerine kadar uzanmakta.

ULAŞIM – KONAKLAMA


Biz arabayla olsak da şehirde arabamızı kullanmadık. Neredeyse her yeri yürüyerek gezdik.

Konaklama için de Albergue North Hotel’de kaldık. 9 Temmuz Meydanına 10 dk.lık yürüme mesafesinde fiyat-performans bakımından tercih edilebilir.

MALİYET


Kur 1 $ = 70 ARS * Kur resmi döviz ofislerinde 60 olsa da Mavi market denilen farklı yerlerde daha yükseğe para bozdurulabiliyor. Biz ikisinin ortalamasını dikkate aldık.

Konaklama

Albergue North Hotel 3 gece 3770 ARS (54 $)

Tur – Giriş Ücretleri

Salta Ücretsiz Yürüyüş Turu bahşiş: 700 ARS (10 $)

MAAM müze giriş ücreti 2 kişi: 400 (~6 $)

Yemek

Viracocha öğlen yemek: 690 ARS (~10 $)

Dona Salta akşam yemek : 1000 ARS (~14 $)

Mc Donald’s öğlen yemek: 805 ARS (11,5 $)

Havanna Kahvaltı: 700 ARS (10 $)

Market alışverişi ile de kendi yemeklerimizi yaptığımızdan restoran harcamalarımız daha düşük oluyor.


Bu yazımızı beğendiniz mi? Bir arkadaşınızla paylaşarak yayılmasına yardımcı olursanız çok seviniriz. Ayrıca yazılarımızdan haberdar olmak için takip etmeyi unutmayın.

Teşekkür ederiz!

Salta Gezi Rehberi” için 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close